8 Ekim 2026 · 3 dakikalık okuma · İş zekâsı
Bir işletmede iş zekâsı projesi genellikle şöyle başlar: birileri bir rapor aracı kurar, muhasebe programından ve birkaç Excel'den veri çeker, güzel bir pano hazırlar. İlk hafta herkes etkilenir. Üçüncü haftada birisi “bu ciro rakamı yanlış” der ve pano sessizce terk edilir.
Sebep araç değil. Sebep, panonun beslendiği kayıtların farklı zamanlarda, farklı kişilerce, farklı kurallarla girilmiş olmasıdır.
Üç kaynak, üç gerçek
Tipik bir kurulumda satış rakamı üç yerde durur: satışçının takip tablosunda, muhasebe programındaki faturalarda, bir de depodan çıkan malın irsaliyesinde. Üçü aynı olayı anlatır ama üçü farklı ana aittir. Satışçı siparişi aldığında yazar, muhasebe fatura kesildiğinde, depo mal çıktığında. Ay sonunda üç sayı tutmaz ve toplantının yarısı hangi sayının doğru olduğunu tartışmakla geçer.
Rapor aracı bu farkı çözemez; yalnız görünür kılar. Çözüm, olayın bir kez kaydedilmesidir: sipariş girildiğinde açık sipariş listesine, irsaliyeyle sevk edildiğinde depoya, faturalandığında cariye, tahsil edildiğinde kasaya kendiliğinden düşmesi. Genel muhasebe açıksa aynı belge, aynı işlemde yevmiye fişine de döner.